Hologram kelimesi için özel bir şifre tanımlaması yapabiliriz. Bütüne ait tüm bilgiler hologramda saklıdır. Depolanmıştır. Hologram, varolmadığı halde varlık görüntüsü veren bir imgedir. İllüzyondur, yanılsamadır. Görünür, ancak dokunmak istediğinizde dokunamazsınız. Eliniz sanki boşlukta boşta kalır.
Kuantsal boyutta her şey tek bir şuur halinde olup, kuantsal boyutun kendi kendisini seyrinden ibarettir. Uzayın her bir bölgesi çeşitli dalga boylarıyla yıkanmaktadır. Evreni oluşturan her dalga boyunun kendine özgü bir enerjisi vardır. Bunlar maddesel boyutta algıladığımız masa, sehpa gibi objeler olduğu kadar sevinç , acıma, keder gibi sıfatlar için de geçerlidir. Her dalga boyu, ancak kendi cinsinden dalgalar tarafından algılanabilmektedir. Çokluk ve farklılık kavramı da burada belirginleşmekte. Beynimizdeki fiziksel nesneler aslında sadece zihnimizdeki algılanan bilgiden ibarettir. Bu bilgi bir HOLOGRAMdır. Evrende bütünlük ve süreklilik mevcuttur. Bizler ilgili dalga boylarıyla rezonansa girdiğimiz ölçüde o frekansa ilişkin bilgileri açığa çıkarabilmekteyiz.
Düz bir tepsi suyun içine aynı anda üç boncuk düştüğünü düşünün. Her biri düştüğü anda merkezden çevreye doğru düzenli dalgalar oluşturacaktır. Bu üç ayrı dalga da birbirlerine çarparak yeni bir yapıyı oluşturacaklardır. Suyun o an için donduğunu düşünelim. Elimizde bu dalgalara ait çarpışma dokusunun holografik kaydını tutmuş oluruz. Eğer donmuş buzu parçalar ve bu parçalardan da bir tanesini aydınlatırsak, havada asılı duran boncukları görebiliriz. Bu tıpkı bedenimizin her bir hücresinin , bedenimizin aynısını yaratmak için gerek duyduğu genetik yapının tamamını taşımasına benzer. Holografik bir görüntü yaratmanın en önemli kısmı, referans hüzmesi (saf ve dokunulmamış hüzme) ile bir takım deneyimleri olan çalışan hüzmenin karşılıklı etkileşime geçmesidir.
Günlük gerçekliklere ilişkin değerlendirmelerimiz sürekli olarak kıyaslamalardan oluşmaktadır. Duyularımız daha önce de bahsettiğimiz gibi bu kıyaslamaları kısıtlı algılama araçları ile yapmaktadır. Sıcaklık, soğukluk gibi.. Ancak, duyuların mutlak referans çizgileri yoktur. Yalnızca göreceli kıyaslamalar için göreceli referans hüzmeleri vardır. Bununla birlikte ruhumuz evrendeki tüm bilinçler için çarpışma dokusu oluşturur. Bu evrensel zihin hologramı ya da MUTLAK bütün titreşimleri ve onunla mutlak referans hüzmesi olarak ilişkiye geçebilecek tüm bilinç düzeylerini içerir. Bu holografik model tüm bilgiyi kapsar.
Hepimiz biriz, Özde biriz, Makro kozmosta ne varsa, mikro kozmosta o vardır, Evren bir kum tanesinde saklıdır, ENEL HAK, türünde mistik söylemler ve benzetmeler holografik modelin ışığı altında yeniden anlamlanmaktadır.
Yunus Emre şiirlerinde konuyu şöyle özetler:
.. Sensin bize bizden YAKIN, Görünmezsin hicap nedir?
Çün aybı yok görklü yüzün, Üzerinde nikab nedir?
.. İlim ilim bilmektir, İlim kendin bilmektir,
Sen kendini bilmezsen, Ya nice okumaktır.
Yalkın Tuncay